|
Türkçe'nin
incelikleri ... Türkçe'de nasıl denir?
...
Seyahat.
Minibüse binerken.
Kızılay mı? veya
Kızılay?
...
Kızılay: ...
mı: ...
AÇIKLAMA
Minibüse binerken, istediğiniz yere gidiyor mu diye sormak için kullanılır.
Basit bir Türkçedir, fakat biz de kullanıyoruz.
ÖRNEK
- Minibüs durakta bekliyor. Şoför yok ama müşteriler minibüse binip
bekleyebilir. Ayşe hanım minibüse biner. Oturanlara
sorar: Kızılay mı? Birisi bilmediğini söyler. Diğeri ise evet gider der.
- Ahmet bey, yolda geçen minibüsü elini sallayarak durdurur. Kapısını açar ve
şöföre sorar: Kızılay? Şöför evet der...
Kızılay'a gider mi?
...
Kızılay:
a: ...
gider:
mi: ...
AÇIKLAMA
Yukarıda anlatılan ifade ile aynı amaçla kullanılır. Aynı anlama gelir. Bir
yabancı böyle konuşursa, karşılık olarak uzun cümleler alır. Çünkü Türkçe'yi iyi bildiğinizi
zannederek tarzanca konuşmayabilirler..
Kızılay'dan geçer mi?
...
Kızılay:
dan: ...
geçer:
mi: ...
AÇIKLAMA
Eğer minibüslerin sizin istediğiniz yere son durak olarak gitmediğini,
sadece oradan geçtiklerini biliyorsanız, ve eğer isterseniz, bu ifadeyi
kullanabilirsiniz. Önemli olan nokta, bu ifade zorunlu değildir. Siz Kızılay'dan geçen bir
minibüse Kızılay? veya Kızılay'a gider mi?
diye sorabilirsiniz. Biz de öyle sorarız, daha kısa daha kolay.
Evet veya Hayır
...
evet: ...
hayır: ...
AÇIKLAMA
Minibüse bir yere gidip gitmediğini sorarsanız, şöför genellikle baş
sallayarak, veya el hareketi ile cevap verir. Ama evet hayır da diyebilir.
ÖRNEK
- Yoldan geçen minibüs kaldırımda bekleyen Mehmet beyin önünde durur. Mehmet
bey minibüsün tabelasını okumuş ama Kızılay'a gidip gitmediğini anlamamıştır. Minibüsün kapısını
açar ve Kızılay mı? diye sorar. Şöför şöyle der: Evet. Ya da şoför başını aşağı yukarı sallar.
Cevap Hayır ise başını sağa sola sallar. Bir başka Hayır da başını yukarı doğru sadece 1 kere
kaldırarak söylenir.
ÜST SEVİYE
Affedersiniz, bu minibüs Kızılay'a mı gidiyor?
...
Affedersiniz :
bu :
minibüs :
kızılay'a :
mı : ...
kızılay'a mi : ...
gidiyor : ...
Açıklama
Şöföre veya müşterilere veya başka birisine bu soru her koşulda sorulabilir.
(Eğer minibüs oradan sadece geçiyorsa, yine bu soru sorulabilir. Minibüs durakta beklerken de
sorulabilir, yolda giderken durdurup da sorulabilir, siz içeride otururken ve minibüs giderken
de sorulabilir)
Örnek
Bir anne ile çocuğu, yol kenarında bekliyordu. Anne gelen minibüse elini kaldırdı. Minibüs
durdu. Anne kapıyı açtı ve şöyle sordu [Affedersiniz, bu minibüs Kızılay'a mı gidiyor?] Söför
evet dedi. Anne ile çocuğu minibüse bindiler ve minibüs yoluna devam etti.
Affedersiniz, bu minibüs Kızılay'a gider mi?
...
Affedersiniz :
bu :
minibüs :
Kızılay'a :
gider : ...
mi : ...
gider mi : ...
Açıklama
Durakta bekleyen bir minibüs için, şöföre veya müsterilere veya başka
birisine bu soru sorulabilir. Eğer minibüs Kızılay'dan sadece geçiyorsa, yine bu soru sorulabilir.
Uyarı
O anda giden bir minibüste sorulmaz. (Siz giden bir minibüste içeride otururken sorulmaz. Sebebi, [gider] sözü geniş zaman. Fakat
minibüs o anda gidiyor (şimdiki zaman) ve [gider] burada uygun değil)
Örnek
Yaşlı amca durakta bekleyen minibüslerden birincisine yaklaşır. Minibüsün tabelasından
Kızılay'dan geçip geçmediğini anlayamaz. Orada ayakta duran bir müşteriye sorar: [Afedersiniz,
bu minibüs Kızılaya gider mi?] Müşteri başını evet anlamında aşağı yukarı sallar. Amca minibüse biner.
Affedersiniz, bu minibüs Kızılay'dan geçer mi?
...
Affedersiniz :
bu :
minibüs :
Kızılay'dan :
geçer : ...
mi : ...
geçer mi : ... Açıklama
Cevap verebilecek herhangi bir kimseye bu soru sorulabilir. Şöföre veya müşterilere veya başka
birisine. Minibüs giderken de sorulabilir, durakta beklerken de.
Uyarı
Bu sorunun geniş zamanlı olması dilimize yerleşmiş bir şey. Başka zamanla sorulmaz.
Mesela,(bu minibüs Kızılay'dan geçecek mi) demeyiz. Örnek
Teyze, minibüse biner. Tabelasından Kızılaydan geçtiğini anlamiş ama emin olamamiştir. Yanına
oturan başka bir bayana sorar: [Affedersiniz, bu minibüs Kızılay'dan geçer mi?]
Bayan geçtiğini söyler.
|